1000. Yılında Türk Bilgesi Balasagunlu Yusuf ve Kutadgu Bilig

17 Nisan 2016 | 0 Yorum

Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsümüzde, 16 Nisan 2016 Cumartesi günü 14.00’te, Prof. Dr. Gülçin ÇandarlıoğluProf. Dr. Sultan Mahmut Kaşgarlı ve Dr. Yusuf Gedikli’nin konuşmacı oldukları “1000. Yılında Türk Bilgesi Balasagunlu Yusuf ve Kutadgu Bilig” konulu konferans düzenledik.

Oturumu yöneten önde gelen Genel Türk Tarihçilerinden Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Balasagunlu Yusuf’u,  onun yaşadığı coğrafya ve tarih bağlamında değerlendirerek anlattı. Çandarlıoğlu, Balasagunlu Yusuf’un hayatı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımızı, onun hakkındaki bilgileri, daha çok yazdığı âbide eseri Kutadgu Bilig’deki bazı bahisler ve esere sonradan ilave edilen bilgilerden öğrendiğimizi belirtti. Yusuf’un iyi bir eğitimden geçtiğinin açıkça belli olduğunu belirten Çandarlıoğlu, onun yaşadığı zamanın Türk, Hint, Fars ve Arap milletlerinin âlim ve bilgelerinin öğreti ve felsefelerinden haberdar olduğunu ve bunlardan faydalandığını söyledi. Yusuf’un eserini zamanın siyasi başkenti Kaşgar’da tamamladığını ve Uluğ Buğra Han’na sunduğunu belirten Çandarlıoğlu, bir Doğu Türkistan gezisinde ziyaret ettiği Kaşgar’daki Balasagunlu Yusuf türbesiyle ilgili görüntüler sunarak konuşmasını tamamladı.

İkinci konuşmacımız tanınmış Türklük bilimi üstadı ve Doğu Türkistan’ın özgürlük ve insan hakları davasının önde gelen temsilcilerinden Prof. Dr. Sultan Mahmut Kaşgarlı, Balasagunlu Yusuf’u  “Kutadgu Bilig’deki Adalet Anlayışı” bağlamında değerlendirdi. Kaşgarlı;  içinde yaşadığı toplum ve devletine karşı sorumlu bir aydın olan Balasagunlu Yusuf, Kutadgu Bilig’i yazmakla;  kargaşa içine düşen toplumsal yapıyı yeni bir düzen ve istikrara kavuşturmak; insan hayatının anlamını, insanın toplum, dolayısıyla devlet içindeki görevlerini belirleyip inceleyen bir toplum ve devlet felsefesi oluşturmak ve gelecek kuşaklara, gelecekte kurulacak Türk devletlerinin hükümdar, devlet adamı ve yöneticilerine derli toplu bir ahlâk ve siyaset doktrini, âdetâ bir anayasa bırakmak istemiştir, dedi. Mahmut Kaşgarlı daha sonra Kutadgu Bilig’deki “âdalet” anlayışını, eserden seçtiği birçok beyite bağlı olarak değerlendirerek, Yusuf’un; bütün bu beyitlerde devletin akıllı, bilgili, ahlâklı, yetenekli insanlar yönetiminde, âdil yasa ile idare edilmesi gerektiğini vurguladığını söyledi. Eserin ortak amacını üç noktada belirtmenin mümkün olduğunu söyleyen Kaşgarlı; bunlardan birincisinin devleti ekonomik olarak çeşitli tedbirlerle güçlendirmek, ikincisinin ekonomik gelişmeye paralel olarak devletin askerî gücünü artırmak, üçüncüsünün akla uygun, adaletli yasalar çıkararak bu kanunlara devlet başkanından sivillere kadar herkesin uyması sağlamak olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Son konuşmacımız, geçmişten geleceğe Türk Dünyası’nın dil, edebiyat ve kültürü konusunda yaptığı araştırmalar, ortaya koyduğu çalışmalarla tanıdığımız Dr. Yusuf Gedikli, konuşmasına TDK tarafından kendisinden Balasagunlu Yusuf – Kutadgu Bilig hakkında yazılması istenen, 2007’de tamamladığı ve adı geçen kurumun bürokrasine takılıp hâlâ basılamayan kitabına dikkat çekerek başladı.

Yusuf Gedikli, daha sonra bu konferansın kendisine çizdiği çerçevedeki bütün imkânları kullanarak Balasagun, Yusuf Hashacip, Kutadgu Bilig adlarının anlamlarını; Kutadgu Bilig’in eldeki mevcut Herat, Fergana ve Mısır nüshalarının mahiyetini; hakkında yabancı ve Türk bilim adamları tarafından yapılmış çalışmaları, eserin türü, ölçüsü, dil ve üslubunu, Türk kültürü, dili, edebiyatı, tarihi, coğrafyası, toplumbilimi, halkbilimi ve benzeri birçok bağlamlarda, zaman zaman sayısal veriler sunarak doyurucu bir şekilde değerlendirdi.

 Atalarımızın bıraktığı birçok eser hakkındaki çalışmalardaki öncülüğü yabancılara bırakma eğilimimizin Kutadgu Bilig’de de kendini gösterdiğini belirten Gedikli, elimizdeki nüshanın Viyana’ya kaptırılması bir yana, hakkında ilk çalışmanın yabancılar tarafından 1825’te yapıldığını, Türkiye’de ise ilk makalenin 1915’te, üstelik çeviri olarak yayımlandığını söyledi.  Gedikli, Kutadgu Bilig hakkında Türkiye’deki en ciddi ve kalıcı çalışmaların Kazan asıllı Türk bilgini Reşit Rahmeti Arat tarafından yapıldığının da altını çizdi.

Konferans dinleyicilerimizin konu bağlamında, soru, katkı ve temennileriyle sona erdi.

Etiket:

Kategori: Süleymaniye Kürsümüz

Bir Cevap Yazın