Hunlar-Macarlar-Türkler ve Turan Kurultayları

09 Nisan 2017 | 0 Yorum

“Turan Yazgan Türk Dünyası Büyük Ödülü” sahibi, Macar Turan Vakfı Başkanı Dr. Andras Zsolt Biro,  Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsümüzde, 8 Nisan 2017 Cumartesi günü 14.00’te “Hunlar-Macarlar-Türkler ve Turan Kurultayları” başlıklı bir konferans verdi.

Dr. Andras Biro, konuşmasına, Saka/İskit kültürü ile bilgi ve görüşlerini değerlendirerek başladı. Hun-Türk-Macar kültürü içinde de yer alan İskit göçebe kültürünün, Altaylardan Karpatlara kadar olan bölgede, MÖ 8. Yüzyıllardan başlayarak büyük bir sahada, atı evcilleştiren, arkasına arabayı koşan ve bu sayede çok uzak bölgelere hızlı bir şekilde hareket edebilen, altın, gümüş ve demir gibi madenleri savaş, tarım, ve takı ihtiyaçlarına göre ince bir şekilde işleyen ve büyük devlet kurma ve yönetme yeteneğini özünde taşıyan yüksek bir kültür olduğunu; göçebe olmalarının medeniyet ölçümlerine göre onları hiçbir zaman eşzamanlı medeniyetlerin gerisinde tanımlatmayacağını belirten Biro, adı geçen coğrafyadaki kurganlarda yapılan kazılarda ortaya çıkan kalıntıların bunu açık bir şekilde kanıtladığını söyledi.

Konuşmasını Macarlar ve Türklerin ortak ataları Hunlar hakkındaki bilgilerini ve görüşlerini aktararak sürdüren Dr. Biro, bu konuda da doyurucu bilgiler verdi. İskitlerin ardından MÖ 3. Yüzyılda tarih sahnesine giren Hunların özlerinde var olan ordu kurma ve devlet yönetme yetenekleriyle Çin’in kuzeyinden Orta Avrupa’ya kadar çok büyük bir alanda varlıklarını MS 6. Yüzyıla kadar devam ettirdiklerini belirten Biro, 4. Yüzyılda Muncuk Han’la Orta Avrupa’ya gelen Hunların, Atilla zamanında gücünün zirvesine çıkarak, Cermenlere, Batı Roma ve Doğu Roma’ya boyun eğdirdiğini, fakat böylesine güçlü olan devletin, Atilla’nın yerine geçecek olan oğlunu belirlememesi sonucunda, ölümünden sonra dört oğlu arasında çıkan mücadelelerle zayıfladığını,  adı geçen düşmanların bu fırsatı değerlendirmeleri sonucunda, ağırlığını, doğuya; Kırım üzerinden Kuzey Kafkasya’ya doğru çektiğini söyledi. Burada parçalanarak, On Ogurlar, Hazarlar, Avarlarla iç içe olan Hunların bir bölümünün Macar olarak Orta Avrupa-Karpatlar yöresinde kendilerini açık ve etkili bir şekilde göstermelerinin 9. Yüzyılda gerçekleştiğini belirten Biro, bu konudaki bilgileri de, kazılarda ele geçen eşyaların, o dönemdeki ölü gömme geleneklerinin ve başka özelliklerin karşılaştırmalı incelemelerinin, yine tarihi kaynaklarda adı geçen kavimlerle ilgili yazılanların pekiştirdiğini ifade etti.

Kendilerinin Macarların geçmişleriyle ilgili, Orta Avrupa, Kırım, Kafkasya ve Türkistan/Orta Asya’nın muhtemel bölgelerindeki kurgan, mezar ve müzelerdeki eşya ve diğer kalıntılar üzerinde yaptıkları biyolojik ve kültürel ve tarihsel araştırmaların sonucunda elde ettiği bilgi ve bulguların, Macarların Doğu kökenli; Hunlarla-Türklerle bağlı bir kavim olduğunu ortaya koyduğunu belirten Biro, bu gerçek üzerinden yapılacak çalışmaların her geçen gün daha fazla kanıtı dünya kaynaklarına kazandıracağını söyledi.

Konferansının son bölümünde, Kazakistan’ın toplumsal yapılanması içinde yer alan Macar Uruğu’yla tanışması ve onlar bağlamında yaptığı araştırmalar hakkında bilgi veren Biro, bu buluşmanın sevincini yansıtmak ve pekiştirmek için başlattıkları Hun-Macar Ataları Anma Kurultayı’nın, 2008’de daha büyük bir katılımla Macaristan’ın Bugac Ovasına taşındığını, burada 2010, 2012, 2014, 2016’da yapılan büyük kutlamalarla Türkiye’de bilinen adıyla Hun-Turan Kurultaylarına dönüşümünü ve ulaşılan sonuçları değerlendirdi.

Dr. Biro, bugün bu kurultayda, bağımsız ve özerk Türk Cumhuriyetlerinin bayraklarının dalgalanması bir yana, Türklerin, Avrupa birliği ve diğer dünya güçlerince problem edilen bayraklarının da göndere çekildiğinin altını çizdi.

Macar Turan Vakfı’nın Türk Dünyası’nın ortak kurumlarıyla işbirliğine de değinen Dr. Andras Zsolt Biro, bütün bu anlattıklarıyla ortaya koyduğu ortak bir geçmişten yola çıkarak, başta Macaristan ve Türkiye olmak üzere Türk-Turan Dünyasının, akılcı yaklaşım ve politikalarla yapacakları güçlü işbirliğiyle ulaşacakları güzel sonuçlara inancını ve temennisini dile getirerek konuşmasını tamamladı.

Konferansın ardından Dr. Biro, Türkiye’deki temsilcisi ilan ettiği Türk Dünyası Araştırmaları Vakfımızın Genel Başkanı Közhan Yazgan’a Macar Turan Vakfı ve Turan Kurultayı’nın ipek bayraklarını hediye etti.

Etiket:

Kategori: Süleymaniye Kürsümüz

Bir Cevap Yazın