Kırım Türklerinin Vatan Mücadelesi

05 Şubat 2017 | 0 Yorum

Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsüsü 2016-2017 dönemi faaliyetlerimize, 4 Şubat 2017 Cumartesi günü 14.00’te, Doç. Dr. Kutluk Kağan Sümer’in verdiği “Kırım Türklerinin Vatan Mücadelesi” başlıklı konferansımızla devam ettik.

Kutluk Kağan Sümer, konferansının başında, Kırım coğrafyasının İskit/Saka, Avrupa Hun, Avar, Kıpçak, Cengiz, Altın Orda hanlıkları sürecinde hep bir Türk yurdu olduğunu belirterek, Altın Orda’dan sonra kurulan Kırım Hanlığının, tam bağımsız ve Osmanlı Devleti’ne bağlı olarak 1774’lere kadar güçlü bir devlet olarak kaldığını söyledi.

Kırım Hanlığının,  Osmanlı Devleti’nin himayesinden çıktıktan sonra iç ve dış çekişmelerle, Rus Çarlığı ve Batılı devletlerinde müdahaleleriyle durmaksızın güç kaybettiğini, Osmanlı Türkiyesi’nin bütün desteğine rağmen, nihayetinde 1792’de Rusya’ya ilhak olunduğunu belirten Sümer, bundan sonra Sovyetlerin kurulması, İkinci Dünya savaşı Sürgünü, Sovyetlerin dağılması, Ukrayna’ya bağlanma süreçlerini yaşayan Kırım Türklerinin, üç yıl önce de Kırım’ın tekrar Rusya Federasyonu tarafından ilhakıyla kötü talihlerinin daha da karardığını ifade etti.

Sümer, Rus Çarlığının güçlenmesi ve Kırım üzerinde egemen olmaya başlamasıyla vatanlarından yüzyıllar boyunca, Osmanlı Türkiyesi başta olmak üzere Balkanlar ve Orta Avrupa’ya göçmek zorunda kalan ve bazen da zorunlu göçe tabi tutulan Kırım Türklerinin vatanlarına dönme mücadelesinin o gün bu gün devam ettiğini belirtti.

Kırım Türklerinin yüzyıllar süren fetret yıllarında, birçok değerli aydın yetiştirdiğini belirten Sümer, bunların içinde, çıkardığı Tercüman Gazetesi ve Türk Dünyası’nın her bucağında açtığı Cedit Mektepleriyle Türk insanın karanlık ufkunu ağartan Gaspıralı İsmail’in çok önemli bir önder olduğunu, Gaspıralı’nın yetiştirdikleri ve etkilediği çağdaşlarının önderlikleri ve fikirlerinin hâlâ Türk milletini kurtaracak dinamizmi taşıdığını ifade etti.

Kırım Türklerinin 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Zâlim Stalin tarafından, asılsız suçlamalarla, sırf Türk oldukları için, bir gecede vatanları ellerinden alınarak, hayvan vagonlarında, son derece insanlık dışı koşullarda gönderildikleri, neredeyse yarım asır sürecek Büyük Sürgünü de başından sonuna kadar göz yaşartıcı sahneleriyle özetleyen Sümer, bu bağlamda Kırım Türklerinin efsane lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu’nun kişiliği ve mücadelesine de önemli vurgular yaptı.

Sovyetler’in dağılma süreciyle beraber zor şartlarda da olsa vatanlarına dönen bir kısım Kırım Türklerinin, ilkel kulübelerde de olsa tutundukları öz vatan topraklarında, birazcık olsun özgürlük nefesi alma sevinçlerinin, üç yıl önce Kırım’ın Rusya tarafından ilhakıyla yeni bir yas sürecine girdiğini belirten Sümer, dünyanın süper güçlerinin bu durumu, kulaklarını tıkayarak gözlerini kapatarak görmezden geldiğini söyledi.

Sümer, Türk soyunun köklü bir damarından gelen ve nice hanlar, nice aydınlar yetiştirmiş Kırım Türklerinin vatan mücadelesinin Kırım’da ve Kırım dışında “Dilde, fikirde İşte birlik” bayrağının dalgalandığı ve “Vatanıma hasret oldum ey gözel Kırım” türküsünün söylendiği her yerde bitmeden devam edeceğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Konferansımız dinleyicileri konu bağlamında katkıları, sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.

Etiket:

Kategori: Süleymaniye Kürsümüz

Bir Cevap Yazın