Şahadetinin 66. Yıldönümünde Osman Batur

30 Nisan 2017 | 0 Yorum

Turan Kültür Merkezi Süleymaniye Kürsümüzde, 29 Nisan 2017 Cumartesi günü 14.00’te, Kazak Türkleri Eğitim ve Araştırma Derneği /KATEAD’le ortaklaşa Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, Hızırbek Gayretullah ve Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kalkan’ın konuşmacı oldukları “Şahadetinin 66. Yıldönümünde Osman Batur” başlıklı bir anma programı düzenledik.

Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Yerkebulan Sapiyev, Türk Dünyası sivil toplum kuruluşları temsilcileri başta olmak üzere yoğun bir katılımla gerçekleştirdiğimiz program şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşımızla başladı. TDAV Gençlik kolları üyesi ve İTÜ öğrencisi Metehan Kalem’in Cemal Oğuz Öcal’ın Osman Batur için yazmış olduğu anlamlı bir şiiri seslendirmesi ve KATEAD Başkanı Serkan Dinçtürk’ün, Osman Batur’u anmanın gereğini ve önemini vurgulayan açılış konuşmasının ardından oturuma geçildi.

İlk sırada söz alan oturum başkanı Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu, bir Genel Türk Tarihçisi olarak kendisinin yetişmesinde emeği geçen hocalar ve toplum önderlerinden bahsederek başladığı konuşmasında, Prof. Dr. Zeki Velidi Togan ile İsa Yusuf Alptekin’i öne çıkarıp, Doğu Türkistan’ın istiklali davasının önderlerinden İsa Yusuf Alptekin’in teşvikiyle yazdığı Özgürlük Yolu-Nurgocay Batur’un Anılarıyla Osman Batur adlı eserinden yola çıkarak tarihî kimliğiyle Osman Batur’u tanıttı.  Çandarlıoğlu, 1889’da Altay İlinin Köktogay ilçesinde  dünyaya gelen Osman Batur’un; özgürlük, yiğitlik aşılayan doğal ve sosyal bir çevrede yetiştiğini, zamanla özgürlük savaşçısı Böke Batur’un yanında yer aldığını, Böke Batur’dan sonra artan Çin zulmüne karşı ayaklanıp dağa çıktığını, çevresine gün geçtikçe artan bir güçle Kazak Halkı tarafından Han ilan edildiğini, 1940’lı yıllarda Altay Bölgesi’nde büyük başarılar kazanıp bu bölgeyi Çinlilerden temizlediğini, ama zamanın büyük teknolojisine sahip ezici gücü Çin’in bütün güçleriyle Kazaklara karşı başlattığı savaşta sonuna kadar kahramanca direnmesine rağmen tutsak edilmesini ve nihayetinde 29 Nisan 1951’de Kulca’da işkenceyle idam edilip şehit olmasını ana çizgileriyle aktardı.

İkinci konuşmacımız, kendisi de bir Kazak Türkü olan araştırmacı yazar Hızırbek Gayretullah, konuşmasının ilk kısmında, Osman Batur’un Türkiye, Doğu Türkistan ve Kazakistan başta olmak üzere dünyanın değişik yerlerindeki toplantılarda, yazılı basında ve hakkında yazılan kitaplarda gündeme getirilmesi ve hakkında kalıcı bilgi sağlanmasıyla ilgili faaliyetlerin dikkat çekici bir dökümünü yaparak, özellikle Türkiye’de Osman Batur’la ilgili çalışmaların odağında kendisinin bulunduğunu söyledi. Gayretullah, Konuşmasının devamında Çin ve Sovyetler Birliği’nin, doğal kaynaklar ve stratejik konum itibarıyla büyük önem arz eden Doğu Türkistan’a egemen olmak için Osman Batur’la işbirliği yapmak, kendi saflarına çekmek veya onu etkisiz bırakmak için Kazakların hanlık düzeninin inceliklerinden hareketle yaptıkları girişimleri özetledi. Gayretullah, Osman Batur’un Sovyetler, Çin ve Çin’in yanında yer alan Amerika’nın taktik ve baskılarını, sahip olduğu gücü sonuna kadar kullanarak milleti lehine çevirme mücadelesini zafere ulaştıramadan, hazin fakat onurlu bir şekilde şehit olduğunu ifade ederek konuşmasını bitirdi.

Son konuşmacımız Kırklareli Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kalkan, konuşmasını “Osman Batur neden önemli ve onu neden anıyoruz?” sorusu esasında yapacağını belirterek söze başladı. Kalkan, Çinli bir araştırmacı tarafından Çin adlı bir dergide yayımlanan “Toplumsal Yapı, Pratik İhtiyaçlar ve Kültürel Geçiş / Osman Batur Vakası ve Onun Davranış Mantığı ve Sosyal Etkileşimleri” ve Batılı bir araştırmacı olan Justin Jakips tarafından yayımlanan “Dizginlenemeyen Bir Kazak’ın Birçok Ölümü / Osman Batur, Çin Dekolonizasyonu, Bir Göçebenin Millileştirilmesi” makalelerinden hareketle, bizim tarafımızdan katıksız bir Türk Milliyetçisi olarak kabul edilen Osman Batur’un Çinlilerin ve Batılıların penceresinden nasıl görüldüğünü ortaya koymaya çalıştı. Kalkan, Doğu Türkistan’dan gelen Kazakların az da olsa yazdıkları eserlerle ve yaptıkları çalışmalarla Osman Batur’u dile getirmelerini, unutturmamalarını da “Osman Batur’un Doğu Türkistan Kazaklarının yakın geçmişinden geleceğe kendilerini kimliğini görmelerini sağlayan bir ışık olduğu” gibi güzel bir sebebe bağlayarak konuşmasını tamamladı.

Dinleyicilerin soruları ve katkılarıyla tamamlanan program sonunda konuşmacılara ve bugünün anısına KATEAD tarafından yayımlatılan Osman Batur kitabının basımına destek olan Kalender Yayınevi yöneticisi Kemal Küntaş’a, TDAV ve KATEAD’in birlikte hazırladıkları teşekkür plaketleri takdim edildi.

Etiket:

Kategori: Süleymaniye Kürsümüz

Bir Cevap Yazın